20 Ocak 2020, Pazartesi
img

Gergerlioğlu: Toplum artık patlama durumunda

URFA – Urfa Barosu’nca düzenlenen panelin konuşmacılarından İHD Eşbaşkanı Eren Keskin, “Yaşadığımız coğrafya büyük bir suç coğrafyasıdır” dedi. Ülkede OHAL KHK’ları ile Nazi sisteminin uygulandığını söyleyen HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Toplum artık patlama durumunda” diye belirtti.

 
Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi’nin İnsan Hakları Haftası dolayısıyla organize ettiği eylem ve etkinliklerin ilki “Türkiye’de İnsan Hakları” başlıklı panel oldu. Baro’nun Tahir Elçi Konferans Salonu’nda düzenlenen Avukat Mevlüt Güneş moderatörlüğündeki panelde konuşmacı olarak İnsan Hakları Derneği (İHD) Eşbaşkanı Eren Keskin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergeerioğlu ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu yer aldı.
 
Panele, Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel, HDP Urfa milletvekilleri Ayşe Sürücü, Ömer Öcalan, CHP milletvekili Aziz Aydınlık’ın yanı sıra baro üyesi bağlı avukatlar, sivil toplum kurum temsilcileri ile AKP’li milletvekili İbrahim Yıldız’ın yakınları ve korumalarının saldırıları sonucu yaşamını yitiren Şenyaşar ailesinden Emine Şenyaşar ile oğulları Mehmet ve Ferit Şenyaşar da katıldı. 
 
 
KESKIN: DERİN DEVLET İKTİDARDA
 
Panelde ilk sözü alan Eren Keskin, Tahir Elçi’yi anarak başladığı konuşmasında “Yaşadığımız coğrafya büyük bir suç coğrafyasıdır”  tanımlamasında bulundu. 
 
Devletin resmi ideoloji ile bitiremediği halklara karşı ittihatçı zihniyeti oluşturduğunu belirten Keskin, “Tek baş edemedikleri Kürtlerdir. Onun için bu kadar Kürtlere saldırıyor. Kürdistan coğrafyasının sorunları ile bizim derneğimiz ilgilenirken şubelerimiz saldırıya uğradı, arkadaşlarımız katledildi. 90’larda devlete yaşanan saldırıları, faili meçhulleri soruyorduk. ‘Biz yapmadık’ diyorlardı. Şimdi ise bu yapılanları açıkça ‘biz yaptık’ diye söylüyorlar. Bu devlet uluslararası savaş suçları anlaşmalarını imzalamıştır ama hiçbir pratik adım atılmıyor. JİTEM tarzı kurumlarca insanlar katledilerek sosyal medya hesaplarında paylaşılıyor. Bu paylaşımlar topluma sunularak, toplum şiddete yöneltiliyor. İşkence hala bir devlet sistemi olarak  uygulanılıyor. 15 Temmuz’dan sonra işkence tekrardan yürürlüğe girdi. Bırakın işkence yapılmaması, işkencenin yapıldığına dair belgeler dahi verilmiyor. İşkenceye uğrayan kişi doktora gittiği zaman doktorlar etik davranmıyor, raporlar verilmiyor” dedi. 
 
Keskin, büyük bir artış yaşandığını ifade ettiği kadın cinayetleri üzerinde de durdu. Keskin, “Toplum, şiddet ile yönetiliyor. Bundan en çok etkilenen ise kadınlar. Şiddet meşrulaştırılıyor. Toplum tamamen şiddet sarmalına uğramış durumda. Topluma milliyetçilik aşılanıyor. Bu iktidarın politikalarıdır. Yargının içinde kontra bir yargı var. AKP derin devlet ile uzlaştı artık. Derin devlet iktidardadır” diye konuştu.
 
 
TANRIKULU: EMİNE ŞENYAŞAR’IN GÖZÜ YAŞLI
 
CHP’li Sezgin Tanrıkulu da, konuşmasına yine Tahir Elçi’yi anarak başladı. “Ne zaman göz yaşları kurumuş anneleri görürseniz insan haklarının yerine getirildiği kanıtına ulaşmış oluruz” diyen Tanrıkulu, şunları söyledi: “Göz yaşları hiç dinmeyen bir anne Emine Şenyaşar karşımızda oturuyor. Hala gözleri yaşlı. Kendilerine yönelik bir saldırıda 2 oğlu ve eşini kaybetti. Devletin gözü önünde IŞİD’vari bir şekilde katledildiler. Adalet bekleyenlerden bir tanesi de kendisidir. Her gördüğüm fotoğrafından gözleri yaşlıdır. Dinmeyen bir acısı var. Bu 15 Temmuz’dan sonra sivil toplum kuruluşlarını yok ettiler, saldırdılar. Sivil toplum örgütleri çekiniyor. Biz bunları görüyoruz. Yargıda artık bir polis bile hakime müdahale edebiliyor, talimat verebiliyor. Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) şu anki mahkemelerden daha iyiydi. Bugünkü yargı tamamen AKP iktidarının himayesine girmiş durumda. İnsan hakları sorunu tüm Türkiye’ye yayıldı. Bir mezara bile tahammül edilmediği bir ortamda yaşıyoruz. Ama tüm bunlara karşı mücadele eden bir kesimde var.” 
  
 
HDP’li milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, yine Tahir Elçi’yi anarak başladığı konuşmasında Türkiye’nin bugün içerisinde bulunduğu tabloya atfen “Durum hiç iyi değil” yorumunda bulundu.
 
GERGERLİOĞLU: KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMEK İSTENİLMEYEN BİR MESELE
 
Fakat bu durum karşısında felç olmak yerine daha çok mücadele etmeleri gerektiğini söyleyen Gergerlioğlu, “Devlet mekanizması bu topraklarda hakim, onun için kolay galibiyetler beklememeliyiz. Kürt meselesi yıllardır çözmediği bir mesele. Aslında çözülmesi istenilmeyen bir mesele. Devlet Kürt realitesini kabul etmeyip, Kürt karşıtlığı üzerine ideolojisini kurmuştur. Partimiz terörize edilmeye çalışılıyor. Çalışmalarımız suçmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Zannediyorlar ki tutuklamayla bu iş bitecek. Kürt meselesine ciddiyetle yaklaşılmıyor” ifadelerini kullandı. 
 
Bu durumu topluma yeterince anlatamadıklarını da kaydeden Gergerlioğlu, “Yurdun dört bir tarafına cenazeler gidiyor. Bizim tekrardan barış şartlarını oluşturmaktan başka çaremiz yok” dedi.
 
 
‘ESKIDEN BEYAZ TOROSLAR, ŞIMDI SIYAH TRANSPORTLAR VAR’
 
Gergerlioğlu, “Kürtler, KHK’lılar 3 buçuk yıldır yemediğiniz hakaret kalmadı. Evet tablo çok kötü. Bu toplum birbirini anlamadıktan sonra çözüm gelmeyecek. Bu ülkede insanlar kaçırılarak katledildiler, işkence edildi. Toplumun batı kesimi bunu iyi anlamadı. Beyaz Toroslarla yapılıyordu. Kürtleri bu araçlar ile kaybediyorlardı. Şimdi siyah transportlarla yapılıyor. Bu araçlar ile şimdi insanlar kaçırılıyor. Gülen grubundan 28 insan kaçırıldı. Birbirimizi anlamadığımız sürece bu durum hep devam eder. İlkesel olarak buna karşı durmamız lazım” diye konuştu.
 
‘NAZİ SİSTEMİ UYGULANDI’
 
Konuşmasında cezaevlerine de dikkat Gergerioğlu, şunları söyledi: “Çocuk, yaşlı, hasta denilmeden herkes cezaevine konuluyor. Hak ihlallerinin yoğun yaşandığı yerlerden biri de Urfa Cezaevi. Su sıkıntısı yaşanan cezaevinde yetkili biri ile bu durumu konuştuğumda bana ‘bu teröristlere bir de su mu vereceğiz’ dedi. Bu korkunç. İnsan hakları ihlallerinin en çok yapıldığı yer cezaevleridir. Toplumun her kesiminde haksızlıklar yaşanıyor. OHAL KHK’ları ile binlerce insanı aç bırakıldı. Nazi sistemi uygulandı. Bu ihraç edilen insanların özelde de çalışmasına izin verilmedi. KHK’lısın diye işe alınmıyor. Açlığa terk edilmeye çalışılıyor. Bunu pervasızca yapıyor. İçişleri Bakanı; ‘Ben Anayasa Mahkemesi’ni tanımıyorum’ diyor. Bu toplum kendi değişimini gerçekleştirdiği zaman kendisini kurtaracaktır. Toplum artık patlama durumunda. Bizim bir çıkış yolu bulmamız lazım. Bu zulüm bitecektir.”
 
Panel, sonrasında soru-cevap bölümü ile son buldu.
 

Haber/Fotoğraf: Mezopotamya Ajansı

Ayrıca Kontrol Et

img

HDP Beyoğlu kongresi gerçekleştirildi

İSTANBUL – HDP Beyoğlu İlçe Örgütü 3’üncü Kongresi’ni gerçekleştirerek, yeni eşbaşkanlarını seçti. Halkların Demokratik Partisi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir